İşaret Dili Nedir?

İŞARET DİLİ NEDİR?

İşaret dili, işitme engellilerin kendi aralarında iletişim kurarken, el hareketlerini ve yüz mimiklerini kullanarak oluşturdukları görsel bir dildir(http://turkisaretdili.ku.edu.tr)

Tarih boyunca işaret dili sağırlarca ve manastır toplumlarınca kullanılmıştır. Girolomo de Cardano 1576’da sağırların bazı soyut fikirleri anlatabildiğini yazmış, Giovanni Bonifaccio ise 1616’da işaretleşmenin evrensel bir dil olduğu fikrine varmıştı. Ama dilin esas olarak jestlerden türediği teorisini ilk kez 18. yüzyılın ortalarında öne süren, filozof Condillac’tır(Corballıs, C. Mıchael (Çev: Aybek Görey) KitapYayınevi. 2003 İstanbul s.116.) Dünyada her işaret dilinin başlangıcı işitme engellileri bir araya getiren bir kurumun, yani okulun, kurulmasıyla eş zamanlı olarak düşünülmektedir. Çünkü bir kurum aracılığıyla bir araya gelemeyen işitme engelliler evlerinde kendi işaret dillerini geliştirip ortak bir dil oluşturamazlar. Fransa'da 1770'li yıllarda sağırların kullandığı el hareketleri, grameri olan bir dil olarak kabul edilmiş ve okullarda öğretilmeye başlanmıştır. Daha sonra bu yöntem bir Fransız işaret dili bilimcisi tarafından Amerika'ya taşınmış ve orada 1817'de Thomas Gallaudet tarafından sadece sağırlara eğitim veren, ilk işaret dili öğreten okul kurulmuştur (şimdiki adıyla, Gallaudet University).

Türk tarihinde işaret dilinin varlığı ve eğitimde kullanımıyla ilgili arşivler Osmanlıca olduğu için bu konuda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Şu ana kadar edinilen bilgilere göre Osmanlı işaret dilinin batıda kullanılan işaret dilleriyle bir ilişkisi olmadan geliştiği ve  özgün bir işaret dili olduğudur.

Miles (2000) 'ın Osmanlılar hakkında batıda çıkan yazılardan ve Evliya Çelebi'nin notlarından yaptığı derlemelere göre 1500-1700 yılları arasında Osmanlı sarayında mahkemelerde hizmet etmeleri amacıyla bulundurulan bir sağırlar topluluğu yer almaktaydı. (Bu yıllarda batıda işitme engellilerin kullandığı dil ise hiçbir kurumun parçası değildi). Hatta bazı sultanların bu dili öğrendikleri ve halka bir tercüman aracılığıyla hitab ederken işaret kullandıkları da arşivlerde yer almaktadır. Ancak yine Miles' a göre, saraydaki işitme engellilerin ve bir dönem üst sınıfın kullandığı iletişim sisteminin, o sıralar halkın kullandığı işaret diline ne kadar benzediği ve bu sistemin ne kadar gramerleşmiş olduğu kesin değildir. Örneğin, bu sistem saraydaki yeni doğan işitme engelli çocuklara öğretilmemiş ( bir dilin gramerleşmesi için gerekli olan bir kriter), bu topluluğa yeni katılanlar yine yetişkin sağırlardan alınmıştır.

Sonuç olarak topluluğun kullandığı dilin gramerleşmiş olma olasılığı düşüktür ve Türk İşaret Dilinin başlangıcının bu kadar eskilere gidip gitmediği tartışılır. Osmanlı'larda ilk işitme engelliler okulu Osmanlı döneminde II. Abdülhamit tarafından kurulan (1902) Yıldız Sağırlar Okuludur. Bu okulda, günümüz Türk İşaret Dili'nin muhtemel alt yapısını oluşturan Osmanlı İşaret Dili, öğretmenler tarafından okullarda sözel dille beraber kullanılıyordu. Tıpkı yazılı dilde olduğu gibi, bu okulda kullanılan işaret alfabesi de şu anda kullanılan alfabeden farklıydı. Bu okullarda batıda kullanılan işaret dillerinin kullanıldığına dair de hiçbir kanıt yoktur. Ancak bu okulda 1953'te çıkarılan bir Milli Eğitim Bakanlığı kanunuyla işaret dili kullanılması yasaklanmıştır. Bunun nedeni işitme engellilerin eğitiminde sözel eğitimin gerekli olduğuna inanılması ve işaret dilinin çocukların konuşmasını engelleyeceği düşüncesidir. Yıldız'da bulunan okul Fatih'e taşındı ve şimdi Yıldız okulundaki arşivler Fatih İşitme Engelliler okulunda bulunmaktadır.

 

İşaret Dilinin Genel Özellikleri

 

İşaret dilinin bilimsel olarak belirlenmiş ana özellikleri şunlardır:

* İşaret dilleri de sözlü diller gibi gramer yapısına sahiptir. Sanılanın aksine sözlü dillerden daha basit bir yapıda değildir.

* Her işaret dilinin kendine özgü gramer kuralları vardır. Her kavram için kullanılan işaretler kullanıcılar arasında ortaktır.

* Her ülkenin kendi işaret dili vardır.

* Sözel diller ve işaret dilleri bir birlerinden etkilense de farklı yapı ve kullanım içerirler. 

* Diğer dillerde olduğu gibi işaret dilinin de kullanımının erken yaşta öğrenilmesi gerekmektedir.

   

   Türk İşaret Dilinin Genel Özellikleri

  Türk İşaret Dili tarihinin Osmanlı dönemine kadar uzanmasına karşın, Türk İşaret Dili hakkında Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1995'te yayınladığı görsel bir kılavuz dışında henüz bir yazılı materyal, arşiv ya da sözlük yoktur.

Türk işaret dili gramer özellikleri

Türk dili grameri ile Türk işaret dili grameri aynı değil farklıdır. Türk İşeret Dilinde son ek yoktur.

 Örneğin, Çalışıyorum. Türkçe’de son ek zamir görevi görmektedir. Türk İşaret Dilinde Ben + çalışmak şeklindedir. Yani iki sözcüktür. Tıpkı İngilizce de olduğu gibi.

Bazen Türk İşaret Dilinde zamir cümlenin ilk başında değil sonda olabilir.
Örneğin: O Türk.
O Türk o.
Türk o.
Zamir + fiil değişebiliyor.

İsim + fiil değişemiyor.

TİD’ de mi soru eki kullanımı yoktur. Yüz ifadesi kullanılır. Nadiren kullanılan soru eki vardır. Evli misin?

Soru cümlesi içerisinde zamir varsa cümle sonunda kullanılır. Öğretmen misin?

Burada üç önemli nokta var.
-Gözler tam açık
-Kaşların çatılması
-Başın öne eğilmesi

TİD’ de sıfatların olumsuz yapılması “değil” ile yapılır.

Aynı değil, kolay değil, güzel değil vb.

Fiillerde olumsuzluk yapmak için “değil” sözcüğü  kullanılır.

Gitmek- gitmek değil

Bilmek- bilmek değil.

Bazı sözcükler kuraldışıdır. Değil kullanılmaz.

Var- yok

İstemek- istemek

Vermek- vermemek

Zaman Kavramı

Zaman kavramı için iki kelime kullanılır.

-Kelime sayı

-Kelime zaman

Beş ay,  bir dakika, üç saat

Bazı sayı ve işaretler beraber kullanılabilir.

Bir + hafta,  iki + sene   

Soru kelimeleri olan kim, nerede, ne zaman v.b. Kullanımı farklıdır.

Ne: ne nasıl hangi

Nerede: Nerede nereden nereye

Kim: Kim kimler

Sebep

Kaç

Soru farklı sorulabilir. Bir yolu da yüz ifadesidir.

Gözler tam açık

Kaşların çatılması

Başın öne eğilmesi(Selvi, H.H.,Seminer  Notları, Van, 2005)

                                                                                                           Mehmet Fatih ADIYAMAN

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !